|
Erzurum,
400.000 nüfusu ile Doğu Anadolu Bölgesinin önde gelen
kayak Merkezine sahip denizden 2000 metre yükseklikte
bir şehirdir. Günümüzde bu şehir turistler için
kayak ve kış sporları için popüler bir sığınaktır.
Palandöken dağı şehrin hemen yakınında olup
Türkiye'deki en iyi kış eğlence aktiviteleri
sunmaktadır ve burada Nisan ortalarına kadar kayak
mümkündür.
Erzurum'un
tarihi 4000 M.Ö. ye kadar uzanmaktadır. Şehirdeki
kazılar, Urartular, Kimerler, İskitler, Medler, Persler,
Partlar, Romalılar, Bizanslılar, Sasaniler, Araplar,
Selçuklular, Moğollar, İlhanlılar ve Safaviler gibi bir
çok tarihi medeniyetlerin bu bölgede bulunduğunu
göstermektedir.
Erzurum
12. Yüzyılda Selçuklu imparatorluğu döneminde Doğu
Anadolu'nun başkenti olmuştur. Farklı
hanedanlıklarda Erzurum'un adı pek çok defa değişmiştir.
Yüzyıllarca Erzurum şehri birçok medeniyetin ve önemli
ticaret yollarının kesişmiş olduğu bir bölge olmuştur.
Şehir
bugün etrafa sıra dışı görünüm sağlayan birçok tarihi
yerlerle bütünleşmektedir. Bu tarihi yerlerin en
önemlisi olan yapımı 13. Yüzyıla dayanan çifte minare
vardır. Çifte minarenin gölgesinde 14. Yüzyılında
inşa edilmiş Yakutiye medresesi vardır ve burası Osmanlı
döneminde ilahiyat okulu olarak hizmet vermiştir.
Şimdilerde Türk ve Müslüman sanat eseri ve bölgenin
çeşitli etnografik objelerinin sergilendiği etnografya
müzesi olarak durmaktadır.
1514
yılında şehir ve çevresini fetheden Osmanlılar Türkiye
Cumhuriyetinin Kurulduğu 1923 yılına kadar burada hüküm
sürmüşlerdir. Erzurum ve çevresine hakim olan büyük
şahsiyetler arasında Büyük İskender ve Timur'u
sayabiliriz. Bölgenin savunmasında şehrin fonksiyonu
coğrafi yapısı ile yakından ilgilidir. Zira şehir
Doğudan gelebilecek saldırılara karşı kolayca
savunulabilecek bir yerde kurulmuştur. 20. Yüzyılın
başlarında Batının süper güçlerine karşı girişilen
mukavemet hareketi Atatürk'ün liderliğinde Erzurum'da
başlatılmıştır. Atatürk milli birlik ve bağımsızlık
hareketinin temelinin atıldığı kongreyi 23 Temmuz'da
burada toplamıştır.
Şehirde yukarıda bahsedilen kavim ve milletlere ait bir
çok tarihi eser bulunmaktadır. Bunların bir çoğu
bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. Şehrimize doğal
güzellik katan bu eserlerin yanı sıra keşfedilmeyi
bekleyen doğal güzellikler de mevcuttur.
5.
Yıllarında M.S Bizanslılardan kalıntı olarak göze çarpan
kale vardır. Üç ana tarihsel yerlere ilaveten üç
türbe, Lalepaşa camii, Rüstempaşa kervansaray,
Atatürk'ün evi, Kongre binası ve Arkeolojik müzeler
vardır. Erzurum şehrinin hemen dışında Tortum
Şelalesi, Çobandede köprüsü ve Narman peri bacaları gibi
birçok atraksiyonlar vardır. Otuz kilometre kadar
doğuda görkemli kulesi ile tarihi Hasankale şehri
bulunmaktadır. Şehir aynı zamanda alımlı
kasabalar, köyler ve pek çok kaplıca ile çevrilidir.
Coğarafi
Konumu:
Anadolu'da
deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikteki tek büyük
yerleşim yeri olan Erzurum yüksek bir yaylanın güney
batı bölümünde yer alır. Yerleşme alanı yer yer 2000
metreye kadar yükselen bir ova üzerinde bulunur. Bölge
kuzeyde Dumlu, güneyde Palandöken dağları ile
çevrilmiştir. Buradan geçen İpek Yolu ve verimli ovaları
bölgenin tarih boyunca yerleşme alanı olarak
seçilmesinde önemli rol oynamıştır. Bu arada yer yer
şiddetli depremlere maruz kalan şehir ve çevresi önemli
ölçüde zarar görmüştür. Türkiye'nin en şiddetli iklimi
bu bölgede hüküm sürer. Baharları yağışlı, yazları sıcak
ve kurak geçer. Kışları soğuk ve karlıdır. Yıllık
ortalama sıcaklık 6 derece, en soğuk ay ortalaması -8.3
derecedir. En sıcak ay ortalaması 20.2 derecedir. Yılın
yaklaşık 220 günü boyunca ortalama sıcaklık 8 derece'nin
altında seyreder. Yıllık yağış ortalaması 460.5 m2
olarak kaydedilmiş olup yağışlar düzensizdir. Nisbi nem
%60.3 dür. İlin toplam nüfusu 1990 sayımına göre 848.201
dir. Şehir ve banliyölerinde oturan nüfus 362 bin
civarındadır. Arazinin %20 si tarıma elverişlidir.
Halkın başlıca geçim kaynağı hayvancılıktır. Erzurum'un
jeolojik yapısından dolayı bölgede bir çok kaplıca
mevcuttur. Bu kaplıcalardan en önemlileri Ilıca (15 km)
Hasankale (38 km) ve Soğukçermik (60 km) kaplıcalarıdır.
Bu kaplıcalar romatizma, siyatik ve çeşitli kadın
hastalıkları tedavisi için tavsiye edilmektedir. Bu
kaplıca merkezlerinde konaklamak için otellerde
mevcuttur.
Erzurum
Mutfağı:
Anadolu'nun her yöresinin kendine ait yöresel bir
mutfağı vardır. Erzurum'da zengin bir mutfak
kültürüne sahiptir. Bunlardan lor dolması, kadayıf
dolması, özel yapılmış su böreği, ayran aşı ve cağ
kebabı bu mutfağın baş yemekleridir. Erzurum'a yolu
düşenlere bu yemekleri, özellikle meşhur Tortum Cağ
kebabını tatmaları özellikle tavsiye edilir..
Halk
Oyunları:
Erzurum'da
oynanan halk danslarına Bar denir. Bar' ın tarihçesi çok
eskilere Orta Asya' da Altay kavimlerine kadar uzanır.
Erzurum halk oyunlar erkek ve kadınlarca ayrı ayrı
oynanır.
Atatürk Üniversitesi halk oyunları ile Erzurum halk
oyunlar ve türküleri derneği bar ekibi çeşitli
uluslararası halk dansları festivallerinde birincilik
ödülleri almışlardır. Bar oyunu mertlik ve yiğitlik
sembolüdür. Erzurum ayrıca zengin bir halk türküleri
kaynağına sahiptir.
Erzurum El
Sanatları / Oltu taşı
Erzurum
kuyumculuğu ve Oltu Taşı işlemeciliği ile ünlüdür. Yarı
değerli taş olan Oltu Taşı (kehribar) Erzurum'a özgüdür.
Altın ve gümüş ile birlikte Oltu taşından kadınlar için
bilezik, gerdanlık, broş, küpe, saç tokası ve tarağı
yapılırken, erkekler için tespih, ağızlık, yüzük, vb.
eşyalar imal edilmektedir. Bu ürünlerin satıldığı yer
Rüstem Paşa Bedesteni'dir. Taşhan olarak ta adlandırılan
bu eser Kanuni Sultan Süleyman'ın sadrazamı Rüstem Paşa
tarafında yaptırılmıştır. Osmanlı mimarisinin
özelliklerini taşıyan iki katlı bina halen çarşı olarak
kullanılmaktadır.
|